Hoşgeldiniz  

GAÜN 18 MART ÇANAKKALE SAVAŞLARI KONFERANSI DÜZENLEDİ

admin | 18 Mart 2021 | Eğitim, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

GAÜN 18 MART ÇANAKKALE SAVAŞLARI KONFERANSI DÜZENLEDİ

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Fen
Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Babanınoğlu tarafından
“18 Mart Çanakkale Savaşları” konferansı online olarak verildi.
Birinci Dünya Savaşının, sanayileşen devletlerin dünyada siyasi ve ekonomik gücü elde etme
mücadelesi olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Babanınoğlu, 1914 yılına gelindiğinde bu devletler
arasında bir sebepten ötürü geniş çaplı bir savaş çıkmasının zaten beklenilen bir durum olduğunu
ifade etti. 1914 Yılının Haziran ayında Avusturya-Macaristan veliahtının ve eşinin bir Sırp
milliyetçisi tarafından Saraybosna’da öldürülmesinin savaşın fitilini ateşlediğini aktaran Dr. Öğr.
Üyesi Babanınoğlu, “28 Temmuz 1914’te Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a karşı savaşa
girmesi üzerine müttefiki Almanya da 1 Ağustos’ta Rusya’ya savaş ilân etmiştir. Ardından İngiltere
ve Fransa’da Almanya’ya karşı savaşa girmiştir. Osmanlı Devleti savaşın başlarında tarafsızlığını
korurken, Almanya’nın Avrupa’daki cephelerde yükünü hafifletmek üzere Osmanlı Devleti’ni kendi
safında savaşa katılmaya ikna etmesiyle Osmanlı Devleti de savaşın taraflarından biri olmuştur”
dedi.
OSMANLI ASKERLERİNDE VATANI UĞRUNA ŞEHİT OLMA ARZUSU VARDI
Osmanlı’nın savaşa dahil olmasının, savaşın başından beri Osmanlı’nın tarafsızlığını koruyacağı
yönünde planlar yapan İngiltere için endişe kaynağı olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi
Babanınoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Almanya’nın desteklediği Osmanlı bu savaşta galip
gelirse İngiltere’nin sömürgecilikteki şah damarı olan Süveyş Kanalı kaybedilebilirdi. Almanya’nın
Akdeniz’de Fransa’ya karşı üstün gelmesi de benzer sonuçları Fransa açısından oluşturabilirdi.
Rusya ise Avrupa cephelerinde Almanya ve Avusturya-Macaristan’a karşı savaşırken şimdi de
Kafkasya’da Türklerle mücadele etmek zorunda kalmış ve bu durum Rusya’da büyük yıkımlara
neden olmuştur. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin savaşta bir an evvel saf dışı bırakılması
gerekmekteydi. Bunun için tek yol Türklerin kuvvet merkezi olan İstanbul’un ele geçirilmesidir.
Kaldı ki İstanbul’un ele geçirilmesi için en kısa yol da boğazlardan geçmekteydi. Cephenin nerede
açılacağı ise İngiliz savaş kabinesinin 1914 sonunda yaptığı toplantılarda belirlenecek ve
Çanakkale’yi denizden zorlama kararı alınacaktır. Yapılan savaş planına göre İstanbul işgal
edilecek ve müttefikleri Rusya’ya en kısa yoldan yardım yapılacaktı. Nitekim 19 Şubat’ta savaş
başlamış, Boğaz’ın girişindeki savunma mevzileri ağır top atışlarına tutulmuştur. Amaç, Boğaz’ın
girişinden Marmara Denizi’ne kadar olan ve her iki yakadaki tabyaları yerle bir ederek Boğaz’ı
geçmekti. Kaldı ki İtilaf devletlerinin güçlü silahları karşısında Osmanlı’nın menzilleri daha kısa ve
eski model topları bulunmaktaydı. Böyle bir gücün karşısında hiç kimse Osmanlı Devleti’ne en
ufak şans dahi tanımamaktaydı. Ancak Osmanlı askerlerinde olup da düşmanda olmayan bir şey
vardı: vatanını işgale uğratmama kararı ve vatanı uğrunda şehit olma arzusu. Nitekim bu azim ve
istek karşısında, 18 Mart 1915’te Boğaz’ı geçmeye teşebbüs eden İtilâf donanması başarısız
olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır.”
TÜRK KUVVETLERİ ÇANAKKALE’NİN GEÇİLMEZ OLDUĞUNU İSPATLADI
Dr. Öğr. Üyesi Babanınoğlu, Çanakkale’nin sadece deniz harekâtıyla geçilemeyeceğini anlayan
İtilâf devletlerinin bu defa hem karadan hem denizden harekât yapmaya karar verdiklerini, bu
sırada Çanakkale savunmasının başında Alman Mareşal Liman Von Sanders bulunduğunu
hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Babanınoğlu, konuşmasının son bölümünde şu ifadelerde bulundu:

“Mareşal Liman Von Sanders yanlış hesap yaparak askerlerin üçte ikisini düşmanın çıkarma
yapmayacağı yerlere dağıtmıştır. Bu nedenle düşmanın asıl çıkarma yapacağı Arıburnu ve
Seddülbahir arasını savunmak 9. Tümen ile Yarbay Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen
tarafından gerçekleştirilecektir. 25 Nisan sabah erken saatlerde Anzaklardan oluşturulan bir
kolordu Arıburnu kıyısına çıkarılmıştır. Ancak bu çıkarma, muharebe esnasında askerleriyle
birlikte Conkbayırı’nda bulunan Yarbay Mustafa Kemal’in düşmanı Conkbayırı’nda geri atması
neticesinde başarısız olmuştur. Nitekim ilerleyen günler gösterecektir ki Seddülbahir’deki
muharebeler de aynı akıbete uğrayacaktır. Yenilgiye doymayan İtilaf kuvvetleri son bir hazırlık
yaparak Ağustos 1915’te iki çıkarma daha yapmıştır. I. ve II. Anafartalar muharebesi olarak
bilinen bu taarruzlarda da İtilâf kuvvetleri, Anafartalar grubu kumandanı Mustafa Kemal Paşa ve
emrindeki askerlerin gösterdiği fedakârca savunma neticesinde başarısızlığa uğratılmıştır.
Çanakkale’de bütün olumsuzluklara rağmen yapılan başarılı Türk savunması karşısında, İtilaf
kuvvetlerinin morali çökmüş ve Çanakkale’nin geçilebileceğine dair umutları yok olmuştur. Ancak
Türkler açısından bu savaşın kazanılması Türk milli bilincini uyandırmış, modern silahlarla
donatılmış İtilâf kuvvetlerine rağmen Türk kuvvetleri, Çanakkale’nin denizden de karadan da
geçilemez olduğunu bütün dünyaya ispatlamıştır.”

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Gaziantep'in İlk Haber Ajansı
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle