GAİB verilerine göre, bölgeden Şubat ayında toplam 934,0 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Bölge ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre %1,5 azalış kaydetti. Bölgenin Ocak-Şubat dönemindeki toplam ihracatı ise 1,8 milyar dolar seviyesine ulaştı; yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4,4 azalış gerçekleşti.
Bölgenin lokomotif kenti Gaziantep, Şubat ayında 808,8 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan 6. il oldu. Gaziantep’in Ocak-Şubat dönemi ihracatı ise 1,6 milyar dolar olarak kaydedildi, Şubatta Gaziantep’in ihracatı geçen yıla oranla %1,2 oranında arttı.
Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, uluslararası gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek savaşın her türlüsüne karşı olduklarını vurguladı. Kileci, “21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamladığımız bu dönemde savaşların devam ediyor olması bizleri derinden endişelendiriyor. Umuyoruz ki bir an önce bölgede kalıcı barış sağlanır. Öte yandan gelişmelerin ihracatımıza etkisinin nasıl olacağını yakından takip ediyoruz. Her türlü gelişmeye hızlı şekilde reaksiyon verecek bir refleksimiz mevcut.” dedi.
Kileci ayrıca, “Bölge ihracatımızın sürdürülebilirliği açısından pazar çeşitliliği ve lojistik alternatifler kritik önem taşımaktadır. GAİB olarak üyelerimizin pazarlara erişimini güçlendirecek çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl şubat ayı 29 gün idi, bu yıl Şubat ayında takvim etkisiyle birlikte ihracatımız yatay seyretti.” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki diğer illerin Şubat ayı ihracat performansları şu şekilde gerçekleşti:
Kahramanmaraş 102,3 milyon dolar, Mardin 72,7 milyon dolar, Şanlıurfa 29,4 milyon dolar, Malatya 29,1 milyon dolar, Diyarbakır 14,8 milyon dolar, Kilis 13,2 milyon dolar ve Adıyaman 7,6 milyon dolar.
“FAALİYETLERİMİZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR”
GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, Şubat ayı boyunca yürütülen GAİB faaliyetlerine de değinerek şunları söyledi:
“Şubat ayında Birliklerimiz birçok faaliyete eş zamanlı olarak imza attı. Görev sürelerini tamamlayarak yurda dönen Ticaret Müşavirlerimizi ağırladığımız ve ihracatçılarımızla bir araya getirdiğimiz etkinliğimiz üyelerimizden yoğun ilgi gördü. Online eğitimlerimizi sürdürdüğümüz Şubat ayında, ‘Gümrükte Maliyet Azaltma Yöntemleri Eğitimi’mizi yüz yüze gerçekleştirerek ihracatçılarımızla doğrudan temas kurduk. Tekstil Birliğimiz, Paris’te düzenlenen Première Vision Fuarı’na katılarak sektördeki güncel trendleri yerinde takip etme imkânı buldu. Tüm Birliklerimiz, hem kamu hem de özel sektör temsilcileriyle sürekli temas halinde kalarak ihracatımızı bir adım ileriye taşıyacak fırsatları değerlendiriyor. Kısacası faaliyetlerimiz hız kesmeden devam ediyor.”
*
GSO BAŞKANI ADNAN ÜNVERDİ ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARINI DEĞERLENDİRDİ
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, şubat ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,2 oranında artışla 808 milyon 768 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, ocak-şubat döneminde ise Gaziantep’ten 1 milyar 589 milyon 583 bin dolarlık ihracat yapıldığını ve Gaziantep’in hem aylık hem de dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını belirtti.
Uluslararası ticarette zorlukların artmaya devam ettiğini belirten Adnan Ünverdi, “Savaş ve krizlere rağmen büyük bir özveriyle olağanüstü mücadele veren sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Dün açıklanan 2025 yılı büyüme rakamlarına dikkati çeken Ünverdi, “Ülkemiz 2025 yılında 3,6, son çeyrekte ise yüzde 3,4 oranında büyümesi memnuniyet vericidir. Sanayi tarafı büyümeye yıl içerisinde 2,9’luk katkı ile direncini göstermiş fakat istenilenin gerisinde kalmış, ihracat tarafı ise beklenilen katkıda bulunamamıştır. Ülkemizin sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için üretim ve ihracatın güçlendirilmesi her zaman öncelik olmalıdır. Bu doğrultuda önemli destek ve çalışmalar yürütülüyor olsa da böylesi bir ortamda ihracatımızı daha rekabetçi hale getirmek için bu adımların biraz daha büyütülmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
Bölgede yaşanan ve küresel piyasaları etkileyen gelişmeler karşısında ticaretin devamı için daha çok çalışacaklarını kaydeden Ünverdi: “Biz bölgemizde istikrardan yanayız ve hiçbir zaman çatışma olsun istemiyoruz. Ancak ABD, İsrail ve sınır komşumuz İran arasındaki savaş başta insani yönü olmak üzere küresel ticareti de olumsuz etkilemektedir. Hürmüz Boğazı kapatılmış olup, dünya petrol krizinin eşiğine gelmiştir. Günlük olarak 20 milyon varile kadar ham petrol geçişine sahip olan ve küresel petrol arzının beşte birinin gerçekleştiği bu boğazın kapanması ile petrol ve gaz fiyatlarında hızlı artışlar olmuştur. Özellikle petrol ihraç eden Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, BAE başta olmak üzere petrol üreticileri üretimlerini gönderememekte olup, bu ülkelerden petrol tedarik eden Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere Asya ülkelerin üretim ve sanayileri olumsuz etkilenecektir. Savaş halinin devam etmesi petrol ve gaz fiyatlarındaki artışlarla krizi daha da büyütebilir ve farklı senaryolara sebep olabilir. Altın ve döviz piyasasında da ani artışlar söz konusu olmuştur. Bu sürecin devam etmesi halinde tüm dünyayı etkileyecek şekilde maliyet artışları ile buna bağlı olarak enflasyon ve tedarik gibi konularda tüm ülke ekonomilerine yansımaları olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Gerek küresel ölçekte gerekse bölgemizde daha önce yaşanan çok sayıda krizi atlatmış bir ülkeyiz” diyen Ünverdi, şunları dile getirdi: “Daha önce de Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan savaş ve çatışma ortamlarının etkilerine rağmen yolumuza hep devam ettik. Pandemi ve depremi yaşamamıza rağmen hızla yeniden toparlandık. Devletimizin alacağı tedbirler ve atacağı adımlarla yine yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki bu süreçte ülkemize zarar verebilecek her türlü yaklaşıma karşı da temkinli ve sağduyulu olalım. Ülkemizin gücü ve iş dünyamızın direnciyle üretim ve ihracatımızı her koşulda sürdürmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Biz bölgemizde istikrarın devam etmesi, masum insanların daha fazla zarar görmemesi ve dünyada yeniden güvenin tesisi için savaş ve gerilim ortamının bir an önce son bulmasını diliyoruz.”
*
GTB BAŞKANI MEHMET AKINCI ŞUBAT AYI İHRACAT RAKAMLARINI VE KÜRESEL GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRDİ
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Akıncı, Gaziantep’in şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,2 oranında artışla 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini, ocak-şubat döneminde ise toplam ihracatın 1 milyar 589 milyon 583 bin dolara ulaştığını belirterek, kentin hem aylık hem de dönem bazında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili olma konumunu sürdürdüğünü ifade etti.
Açıklamasında küresel gelişmelere de değinen Akıncı, özellikle ABD-İsrail-İran hattında tırmanan gerilimin öncelikle insani açıdan derin kaygı verici olduğunu belirtti. Sivillerin zarar gördüğü, bölgesel istikrarın zedelendiği her çatışma ortamının yalnızca ilgili coğrafyayı değil, küresel düzeni de etkilediğini ifade eden Akıncı, kalıcı barışın ve diplomatik çözüm yollarının önemine işaret etti.
Jeopolitik risklerin arttığı bir dönem yaşandığına dikkat çeken Akıncı, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin küresel ticaret açısından stratejik sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Akıncı değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Yanı başımızda devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, küresel enerji arzı ve ticaret akışları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir sürece işaret etmektedir. Küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün gerçekleştiği bu güzergâhta yaşanabilecek aksamalar; enerji fiyatları, navlun maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinde küresel ölçekte dalgalanmalara neden olabilecek potansiyele sahiptir. Bu gelişmelerin, özellikle enerjiye bağımlı ekonomiler başta olmak üzere dünya genelinde maliyet yapıları ve fiyat dengeleri üzerinde etkileri olabileceği öngörülmekte.”
Bölgesel gerilimlerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayıp, küresel ticaret finansmanı, risk iştahı ve talep dengeleri üzerinde de yansımalar oluşturabileceğine vurgu yapan Akıncı, bu tür dönemlerde öngörülebilirliğin ve ekonomik istikrarın her zamankinden daha kıymetli hale geldiğini dile getirdi.
Gaziantep’in üretim ve ihracat refleksinin güçlü olduğuna işaret eden Akıncı, şunları kaydetti:
“Şubat ayı ihracat performansımız, küresel belirsizliklerin arttığı bir konjonktürde dahi Gaziantep’in üretim kabiliyetini ve pazar çeşitliliğini koruduğunu göstermektedir. Ancak bu sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için enerji maliyetlerindeki artışın kontrol altında tutulması, ihracatçılarımızın finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve lojistik süreçlerdeki risklerin etkin şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.”
Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından üretim ve ihracatın stratejik rolüne dikkat çeken Akıncı, katma değerli üretim, verimlilik artışı ve pazar çeşitliliğinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirtti.
*
GAZİANTEP’TEN ŞUBAT AYINDA 808 MİLYON DOLAR İHRACAT
Gaziantep, şubat ayında gerçekleştirdiği 808 milyon 767 bin dolarlık ihracatla birlikte yılın ilk iki ayında 1 milyar 589 milyon 583 bin dolara ulaştı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olarak, şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,21 artış sağlayarak 808 milyon 767 bin dolar ihracata ulaştık. Küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam oluşturmaya ve hem kentimizin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam eden tüm ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve fedakârca çalışan tüm ekip arkadaşlarına gönülden teşekkür ediyorum. İşiniz, gücünüz rast gitsin.” dedi.
Yıldırım: İhracatçılarımız Hindistan pazarının kapısında bariyerlerle boğuşuyor
Açıklamasında küresel ticarette yaşanan gelişmelerin Türkiye ve Gaziantep iş dünyası açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yıldırım, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret dengeleri açısından önemli bir gelişme olduğunu özellikle de Türkiye açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Türkiye, Gümrük Birliği’nden dolayı AB’nin ticaret politikalarından doğrudan etkilenmektedir. Biz, masada olmadığımız bir pazarlık yüzünden hem evimizdeki müşteriyi kaybediyoruz hem de karşı tarafın dükkanına girerken hala kapıda ‘vize ve vergi’ kuyruğunda bekliyoruz! Hindistan’ın ucuz ve devasa üretimi, Gümrük Birliği kapısından geçip iç pazarımıza vergisiz akarken; bizim tekstilcimiz, otomotivcimiz, kimyacımız kısaca ihracatçılarımız Hindistan pazarının kapısında hala bariyerlerle boğuşuyor.
Bu sadece bir ticaret dengesizliği değildir, bu açıkça bir haksız rekabettir. AB bizim en büyük ihracat pazarımızdır. Eğer üçüncü ülkeler AB ile avantajlı anlaşmalar yaparken Türkiye eş zamanlı olarak bu sürece dâhil olamazsa, mevcut ticari kazanımlarımız zaman içinde zayıflama riskiyle karşı karşıya kalacaktır.”
Yıldırım: Orta Doğu’daki savaş küresel ticaret için ciddi risk barındırıyor
Başkan Yıldırım, Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında başlayan savaşın küresel ticaret ve ihracat üzerindeki olası etkilerine de değinerek “ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sonrasında bölgemiz maalesef hiç olmadığı kadar risk altında. Bu savaşın siyasi sonuçlarının yanı sıra küresel ekonomide de kuşkusuz çok önemli sonuçları olacaktır. Özellikle dünya enerji ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı, küresel tedarik zincirleri açısından ciddi bir kriz oluşturuyor.” dedi.
Savaşın ne kadar süreceğinin belirsiz olması ve yayılma ihtimalinin uluslararası piyasalarda dalgalanmaları artırdığını vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
“Böylesi bir ortamda petrol, gaz ve diğer emtia fiyatları artma eğilimi gösterirken nakliye sigorta maliyetleri ve savaş risk primleri de yükseliyor; bu da tüm sektörlerde üretim ve lojistik maliyetlerini yukarı çekiyor. Uzun süreli belirsizlik ve savaşın genişleme ihtimali, küresel tedarik zincirlerinde daha derin bozulmalara neden olur. Gaziantep iş dünyası olarak böylesi bir konjonktürde pazar çeşitliliğini artırmak, maliyet yönetimini güçlendirmek ve katma değerli üretime yönelmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Tüm küresel risklere rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam edeceğiz.”
Deniz Taşımacılığı Hizmeti Veren Şirketlere Çağrı
Savaş krizini fırsata çevirmeye çalışan firmalara da çağrı yapan Başkan Yıldırım, “Özellikle uluslararası deniz taşımacılığı hizmeti veren şirketlere sesleniyorum: ‘Acil Durum Çatışma Ücreti (ECS)’ gibi başlıklarla hizmet bedellerine zam yapmak, müşterileri zor durumda bırakmak ve panik havası oluşturmak kabul edilemez. Bu yaklaşım; kriz yönetimi değil, fırsatçılıktır. İş dünyasının görevi belirsizlik dönemlerinde güven üretmek, istikrarı korumak ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmektir. Unutmayalım; kriz dönemleri karakteri ortaya çıkarır.” İfadelerini kullandı.