Son güncellenme :24.07.2020 14:59

Anasayfa > Genel, Gündem > BİR MİLLETVEKİLİ OLARAK GECE YASTIĞA BAŞIMI RAHAT KOYAMIYORUM!

24.07.2020 Cum, 14:59

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi, CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan, TBMM
Genel Kurulu’nda Kadın cinayetleri, Hayvan Hakları, çocuk taciz, tecavüz ve
istismarları hakkında konuşarak “Ben, halkın seçtiği bir Milletvekili olarak gece yastığa
başımı rahat koyamıyorum” dedi.
//ANKARA

“BU ÜLKEDE SABAH UYANMAYA KORKUYORUZ!”
Milletvekili Kaplan, “Bu ülkede sabah uyanmaya korkuyoruz. Bir sabah uyanıyoruz
kadın cinayeti, bir sabah uyanıyoruz töre cinayeti, bir sabah uyanıyoruz çocuğa
tecavüz, bir sabah uyanıyoruz hayvana tecavüz, başka bir sabah uyanıyoruz, işsizlikten
kendini yakan bir genç, kendini asan bir evlat, canına kıyan bir baba… Bir sabah
uyanıyoruz çocuk işçi cinayeti, Bir sabah uyanıyoruz çocuk istismarı, bir sabah
uyanıyoruz iş cinayeti… Bu ülkede sabah uyanmaktan korkuyoruz artık ve utanıyoruz”
diyerek bu sorunların siyaset üstü mesele olduğunu hatırlattı.
Kaplan, “Bunlar toplumun kanayan yaraları. Bunlar vicdanı ve merhameti olan
herkesin can damarı. Ben, halkın seçtiği bir Milletvekili olarak gece yastığa başımı
rahat koyamıyorum. Çünkü sabah uyandığımda; verdiğimiz sözlerin altında
eziliyorum” dedi.
RAHMET OKUMAK, LANETLEMEK YA DA ANMAK DEĞİL; YAŞATMAK İÇİN BİR ŞEYLER
YAPMALIYIZ!
Konuşmasının devamında; anmanın, rahmet okumanın ve lanetlemenin bir çözüm
olmadığını ifade eden Kaplan: “Ben artık, kadın cinayetine kurban verdiğimiz bir
kadına rahmet okumak yerine onu yaşatmak için mücadele etmek istiyorum. Ben
artık, Pınar Gültekin’ler, Feray Şahin’ler, Özgecan Aslan’lar, Fatma Altınmakas’lar,
Figen Karadağ’lar, Nurtaç Canan’lar cinayete kurban gittikten sonra sadece bir park,
cadde, sokak ismi olarak kalmasın; YAŞASIN istiyorum. Ben artık, Gaziantep’te 17
yaşında gencecik çocuğun fabrika bacasını temizlerken düşüp öldüğüne üzülmek
değil; onun eğitimi için ne yapabiliriz diye düşünmek istiyorum…
Ben artık, işsizlikten oğluna pantolon alamadığı için kendini asan babaya rahmet
okumadan önce; o babanın iş sahibi olması için neler yapılabileceğini konuşmak
istiyorum. Ben artık, atanamadığı için intihar eden bir gencin arkasında bıraktığı
mektubu duymak yerine; hiçbir gencimiz işsiz kalmasın istiyorum. Eminim ki parti
gözetmeksizin şuan burada bulunan ve vicdanı olan herkes benimle aynı fikirde.
Rahmet okumak, lanetlemek ya da anmak değil; yaşatmak için bir şeyler yapmalıyız”
diye konuştu.

“BU ÜLKENİN YASAKLARA, SANSÜRLERE, KISITLAMALARA DEĞİL; CAYDIRICI VE AĞIR
CEZALAR İHTİYACI VAR!”
Sosyal medya sansürlerinin ve yasaklarının sorunları çözmeyeceğini ifade eden
Milletvekili Kaplan, “Bu ülkenin yasaklara, sansürlere, kısıtlamalara değil; caydırıcı ve
ağır cezalar ihtiyacı var” diyerek Genel Kurul’a “Gelin, Sosyal Medyayı konuşmak
yerine; kadın mezarlığına dönen ülkemizde yaptırımları konuşalım” diye seslendi.
“BU ÜLKENİN RUH SAĞLIĞININ NASIL DÜZELECEĞİNİ KONUŞALIM!”
Milletvekili, sözlerine çözüm önerileriyle devam ederek “Çocuk istismarı, tacizi ve
tecavüzün önüne nasıl geçebiliriz; uzmanlarla bunları tartışalım. Bir adamın, bir kadını
önce boğarak, sonra yakarak sonra üstüne beton dökerek nasıl canice hayattan
kopardığının altındaki nedenleri konuşalım. Bir insanın, bir hayvana nasıl böyle vahşi
bir şey yapabildiğinin altındaki nedenleri konuşalım. İşsizlikten bunalıma giren, intihar
eden yüzlerce gencimizin o noktaya nasıl geldiğini konuşalım. Çözümleri konuşalım.
Bu ülkenin ruh sağlığının nasıl düzeleceğini konuşalım” dedi.
“ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI, KİMSENİN BİR CANI DAHA KAYBETMEYE
TAHAMMÜLÜ KALMADI!”
Konuşmasının devamında, “Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, tacizler, tecavüzler
ancak bu Meclis’te tüm partiler ortaklaştığında, yasalar ağırlaştığında, cezalarda
indirim olmadığında azalır ve biter” diyen Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu ülkede; kadın cinayetleri, çocuk istismarı, tacizler, tecavüzler ancak bu Meclis’te
tüm partiler ortaklaştığında, yasalar ağırlaştığında, cezalarda indirim olmadığında
azalır ve biter. Bu ülkede; Kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa
tam anlamıyla uygulandığında azalır ve biter. Bu ülkede; Çocuklara karşı istismar, taciz
ve tecavüz Çocuk Hakları Sözleşmesi tam anlamıyla uygulandığında azalır ve biter. Bu
ülkede; 5199 sayılı Kanun tam ve eksiksiz bir şekilde uygulandığında hayvanlara karşı
işlenen suçlar azalır ve biter. Artık bıçak kemiğe dayandı, kimsenin bir canı daha
kaybetmeye tahammülü kalmadı. Bu meseleyi siyaset üstü değerlendirerek; tüm
partilerin elini taşın altına koymasını istiyorum. Taciz, tecavüz, istismar ve cinayetin iyi
hal indirimi olmayacağını, en ağır bir şekilde cezai yaptırımlarının olması gerektiğini,
İstanbul Sözleşmesinin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini ifade ediyorum.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.