Son güncellenme :04.11.2020 19:23

Anasayfa > Genel > ALEVİLİĞİ İSLAMDAN KOPARMAYA ÇALIŞMA GAYRETLERİNİN ALTINDAKİ ÇABAYI GAYET İYİ BİLİYORUZ

04.11.2020 Çar, 19:23

ALEVİLİĞİ İSLAMDAN KOPARMAYA ÇALIŞMA GAYRETLERİNİN ALTINDAKİ ÇABAYI GAYET İYİ BİLİYORUZ


Son yıllarda Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu ve PKK yandaşlarının Avrupa’daki cemevlerini eline geçirerek Aleviliği ayrı bir inanç din olarak tanımları Türkiye’deki Alevi yurttaşlar tarafından da tepki ile karşılanmıştı. İslam dışı ayrı din anlayışını çabalarını sürdüren Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu’na Alevi Kültür dernekleri de ortak bildirileriyle katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak, coğrafyamızın merkezinde yer aldığı bölgede uzun süredir yaşanan istikrarsızlıkların yol açtığı insani krizlerin yükünü uzunca bir süredir adeta tek başımıza taşıyoruz. Dünyanın geleceğinin bir kez daha bu coğrafyada görüldüğü bir süreçte Türkiye, kendisi ve dostları için en adil, en ahlaklı, en vicdanlı, en iyi geleceği inşa etmek için çalışıyor” dedi.

Erdoğan açıklamasına şöyle devam etti; “Avrupa ülkelerinin bir kısmı İslam’ı kendilerine göre yeniden tanımlama ve biçimlendirme teşebbüsüne girecek kadar sınırları zorlamaktadır, üstelik bu yaklaşım yeni de değildir. Geçmişte Arnavutluk Bektaşilerini ayrı bir inanç grubu olarak ilan ederek İslam’dan koparmaya çalışmışlardı, aynı oyunu Avrupa’da yaşayan alevi vatandaşlarımız için de sahnelemişlerdi. Şimdi Avrupa’da yaşayan ve Müslüman ailelerden gelen bir kısım insanları kullanarak İslam’ı topyekûn değiştirme iddiasıyla ortaya çıktılar. Tabi biz bu korkunun altındaki gerçekleri gayet iyi biliyoruz. Bugün dünyada 2 milyar 400 milyon Hıristiyan, 1 milyar 900 bin Müslüman, 1 milyar 800 bin de Hindu, Budist, Şinto inançlara mensup insan yaşıyor. Yaklaşık 70 yıl önce bu rakamlar 710 milyon Hıristiyan, 300 milyon Müslüman, 730 milyon da Hindu, Budist, Şinto inançlarına mensup insan şeklindeydi. Görüldüğü gibi dünyada her inanç grubu elbette sayıca artıyor, ama İslam’a yönelişte çok büyük bir sıçrama var.

“TÜRKİYE’NİN ONURLU VE VAKUR DURUŞU BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Daha önce neredeyse hiç Müslüman’ın bulunmadığı Avrupa ülkelerinin bazılarının nüfusu içindeki Müslümanların oranı yüzde 10’u buldu. Aynı şekilde Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya, Amerika’dan Avustralya’ya bütün buralara kadar geniş bir coğrafyada İslam’ın yayılışının önüne geçilemiyor. Üstelik bu gelişme Müslümanların her alanda ezildiği, horlandığı, geri bırakıldığı, sömürüldüğü, iç çatışmalarla enerjilerinin heba edildiği bir süreçte yaşandı.”

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.