Bir süredir tedavi gören Ünlü halk ozani Mahmut Erdal Erdal Yenibosna Cemevi'nde yapılacak cenaze töreninin ardından, Sivas'ın Divriği ilçesindeki Hüseyin Abdal Türbesi'nde toprağa verilecek
SABAHAT AKKİRAZ- MAHMUT ERDAL
MAHMUT ERDAL
Ayhan Aydın
Çocukluğunuzdan günümüze, yaşamınızdan çalışmalarınızdan özetle bahsedebilir misiniz?
Ben 6/7 yaşından itibaren, köyümüzdeki Battal Karababa’nın (akrabamız olur) ve Aşık Ali Metin’in sazlarını dinleyerek büyüdüm. Bir kış günü Davut Sulari gelmişti köyümüze. Belli bir süre kaldı bir akrabamızın evinde. Onun sesinden ve sazından da çok etkilenmiştim. Derken ilkokula gitmeye başladım. Fakat okulu hiç sevmiyordum. Okuldan hep kaçardım. Öğretmenler büyük çocukları peşime gönderirlerdi, onlar da beni omuzlarında sınıfa götürürlerdi, ama nafile. Ben yine, yine kaçardım. Kağnı arabalarının boyunduruk kayışları vardır. Onların içlerindeki telleri sökerdim. Sonra onları tahtaya gererdim, o saz olmuş olurdu. Böyle başladım saz çalmaya. 13-14 yaşlarındayken Veysel’in taş plaklarını dinliyordum, gramofondan. Babama çok yalvardım beni Veysel’in yanına götür, diye. Bizim köye Veysel’in yöresinden bir sünnetçi gelirdi. İşte çok yalvarmama dayanamayan babam beni o sünnetçinin yanına kattı ve Veysel’in yanına gönderdi. Sünnetçi Salman’ların köyünde bir hafta kaldıktan sonra, oğlu Derviş’le beni Veysel’in köyüne gönderdi. Fakat, Veysel’in köyü ile sünnetçinin köyü arasında büyük halk ozanı Ali İzzet’in köyü vardı. Bu sefer de o köye uğrayınca beni birkaç gün bırakmadılar. Ali İzzet’in misafiri olum. Ondan da o zaman çok etkilenmiştim. Ben Ocakzadeyim aslında.
İşte bizim ocaklar, Veysel’in köylüsü, bize ikrar vermiş. Azapların Ali’si geldi beni aldı ve Veysel’in yanına götürdü. Fötrlü bir ihtiyar bir kadının yanında oturuyor, bir evde. Veysel dediler, gittim elini öptüm, işte ondan sonra derin bir etkilenmeye dönüşen tanışmışlık böyle başladı. O derin ozanlık sevgisi bugüne kadar geldi.
Zaman geçtikçe büyük haIk ozanlarımızla ilişkileriniz yoğunlaştı. Aşık Daimi, Aşık Hüdai... Büyük dostluğunuz olan isimlerden birkaçı sadece. O dostluklar gelişti, birbirinizi etkilediniz, herhalde?
Daha eskilerden Derviş Kemal, Aşık Mahzuni, Aşık Zevraki, Davut Sulari... Hemen tüm ozanlarla derin dostluklarım oldu. Ayrıca halk müziği sanatçılarının hemen tümüyle de yakın ilişkilerim oldu. (Uzun yıllar TRT’de çalıştım. ) Birbirimizle gönül dostuyduk. Yine de öyleyiz. Hepimiz biriz aslında. Aynı bedenin parçalarıyız biz halk ozanları olarak. Ozanlık bambaşka ufuklardadır.
Bu yazı toplam 87 defa okundu.