Önce Şaban Doğru ile söyleştik. Şaban Bey bizim gazetenin "Halk Soruyor" Cengaver köşesinin yazarı. Yazarıımız dertli. Gaziantepli okurlar, köşe yazarlarının yazdıklarına Kayıtsız ...
Ekspresin sonra her şeyi Bora Zor'la sürdürdük söyleşiyi. Bora bey, yerel gazetelerdeki köşe yazarlarının ülke genelindeki sorunlara değindiğine, aynı konuları irdeleyen yüzlerce ulusal basın köşe yazarının olduğuna dikkat çekti. Bu yüzden de okurun sıkıldığını, b, z, m köşe yazarlarımızı okumaya zaman ayıramadığını vurguladı. Sonra da ekledi:
"Okurumuz Azıcık da yerel konulara değinilmesini istiyor. Çokça da kendisini güncel sorunlardan uzaklaştıracak mizah yaklaşımlı yazılara ilgi duyuyor.
Yani anladığıma göre, gülmek istiyor okur. Tamam haklıdır; Okur gülmeli. Sadece Okur değil, tüm Türkiye halkı gülmeli. Şimdiye dek ağladık da ne oldu? Artık gülme zamanıdır. Belki bu toplu GÜLÜŞLER birilerinin aklını başına getirir. Haydi, ilk gıdıklama benden olsun:
Anne ütü yaparken, evin küçük oğlu, salonda en sevdiği oyuncak treniyle oynuyormuş ...
Annesi kulak kabartmış ki oğlan oynarken şöyle bağırıyor:
"EVET! SON DURAĞA Geldik! .. Duymadınız MI ALLAHIN Cezaları! HALA NE OTURUYOSUNUZ? ÇABUK DEFOLUN, ASAGI inin! "
Bunları duyan anne neye uğradığını şaşırmış doğru salona koşmuş:
"Sen nerden öğrendin bakiyim böyle konuşmayı? Ne kadar ayıp ... Şimdi doğru Odana gidiyorsun. Tam 2 saat cezalısın .... Bir daha da ağzından öyle kötü sözler duymayayım! "
Somurtarak Odasına yollanan Yumurcak cezasını doldurup iki saat sonra tekrar salona dönmüş. Treninin başına oturmuş ...
Mutfakta yemek yapmakta olan anne oğlanın bu kez şöyle konuştuğunu duymuş:
"Sayın yolcularımız, işte son durağa geldik. Umarız güzel bir yolculuk yaptınız.
Lütfen eşyalarınızı trende unutmamaya dikkat ediniz ... Trene yeni binen yolcularımız, sizin de çok güzel bir yolculuk geçirmenizi diliyoruz ... Küçük bagajlarınızı koltuklarınızın altına koyabilirsiniz. .. Bu arada unutmayın, yolculuk sırasında sigara içmek yasaktır. "
Bunları duyan anne az önceki cezanın işe yaradığından memnun gülümserken, oğlan konuşmasına devam etmiş:
"Ayrıca Sayın yolcularımız, iki saatlik rötar yüzünden mutfaktaki diktatör diktatör karı adına hepinizden özür dileriz!"
Bugünkü gülme Programımız bu kadar. Güldürme seansımız sona erdi.
Haydi, gülsenize ...
Neden gülmüyorsunuz? ..
Öyleyse yarın yine bekleriz. Bugün olmadıysa belki yarın güldürürüz.
Bu yazı toplam 280 defa okundu.